YEREL OYUNLARIMIZ

KALECİK KÖYÜNE ÖZGÜ YEREL OYUNLAR

 VE DÜĞÜN OYUNLARI

 1-TURA: Genellikle çalgılı düğünlerde oynananbir oyun olup,yetişkin insanlardan kurulu ortada bulunan bir taşa yatan guruptan insanlar urganlar ile bağlı gibi tutunur.Sonra sayıları enaz 5 kişi olur ve 20mt. daire çapında halk tarafından halka oluşturulur.Kenardaki insanlar tek tek taşa bağlı insanlara ellerindeki örme ipler ile vurur ve kaçar,ortadaki oyuncu ipinin yettiği yere kadar vurup kaçan oyuncuya yetişir ve tekme ile vurusa,vurulan şahıs ortaya ipe geçer bağlı insanlara vurmaya giden koşarak ve nara atarak hücüm eder.Bu oyun gündüz oynanır ve saatlerce sürer.

2-SİNSİN:Yine çalğılı düğünlerin 2.gecesinde oynanan bir oyundur.Tarihi spor oyunlarındandır.Gece düz bir alanda büyük varil üzerine yakacak yerleştirilir,gaz dökülür yada yanık yağ ile ateş yakılır.Ateş alevler saçacak halde yükselince enaz 20mt çapında bir daire halka oluşturulur.Orta yaş ve gençler tarafından oynanır.Ateşin yandığı varilin etrafında birisi çıkarak elinin birisi anlında,birisi alnında nara atarak yüzü halka dönük olarak daire çizip durup koşup ve sekerek dönmeye başlar.Kenardaki insanlardan birisi nara atarak dönen insanı kovalar ve onu ortadan kenar halkaya kadar kovalar.Yetişirse tekme vurur.Bu esnada davul ve zurna hararetle oyuncuları galeyana getirecek havalar çalar.Gece yarısına kadar oyun devam eder.

3-CİRİT: Çok eskilerde kalan bu oyun Türk milletinin milli bir oyunudur.Ancak şimdilerde genellikle Erzurum-Bilecik-Van gibi at kültürünün devam ettiği yerlerde oynanır.Çeşitli şekillerde oynanan bu oyun yöremizde daha önceleri :At üstündeki binicinin sırası gelince ani bir hücüm ile önde vurup kaçmaya çalışan atlı oyuncunun peşine atını mahmuzlar,yaklaştığı anda elindeki deyneği fırlatarak oyuncuya vurur.Burada en önemli unsur usta bir binici ve süratli bir at ile oynanmasıdır.

4-HOYDA: Düğünlerde kadınlar arasında oynanan eskiye dayanan bir oyundur.Ortaya çıkan iki kadının yan yana gelip vücutlarını birbirine vurması ile oynanır ve bu esnada def ile türküler söylenir.( Hoyda yavrum hoyda...İkimiz bir boyda....Oynamazsan nazlı yarim gençliğine doyma...türküsü ile oyun oynayan kadınlara teşvik mersiyeleri söylenir.

5-ALLILAR : İç Anadolunun genelinde beğenilen bir oyundur.Def çalan türkücü kadınların önünde genellikle iki ve daha fazla kadının sekerek ve ellerini birbirine vurarak ve zaman zaman ellerini böğürlerine koyarak türkünün ahengine uygun olarak sekerek oynanır.''Allılar damdan dama atladım...Allılar ipek mendil sakladım diye türkü eşliğinde oynanan canlı ve kıvrak bir oyundur.(Kadınlara özgü bu oyunu erkeklerde oynamaktadır.)

6-ÇELİK OYUNU : Çelik oyununun birkaç çeşidi vardır.İki yada daha fazla oyuncu tarafından oynanan erkek çocuklarına has tarihi bir oyundur.10 mt çapında deynek ile yer kazınarak düz alanda oynanır.Bu dairenin içinde bir kişi bulunur,oyunun başlangıcında eşleşme başlanır.Bir kişi BASARA yönetici olur.Karşılıklı olarak iki kişi ''-Tıngır teş,Ver bana bir eş''denir.Eşleşme ile oyun 1 metreden büyük bir deynek ile 25cm ortalama boyunda deynek kalınlığındaki çelik,deynek gücü ve kol hareketi ile uzaklara çelinir.Oradaki oyuncular çeliği yere düşmeden tutarlarsa o gurup daireye gelir yada çelinen çeliği aldığı yerden daireye oyuncu deynekle vuramadan atarsa oyun düşer,vurursa vurulan çeliği atarak oyun devam eder.

-KINİFİ: Çeliği taşın kenarına yan dayanan çelik,deynekle önce yerinden havaya sonra ani bir vuruşla ileriye vurması ile oynanır.Çeliği toplayan tutarsa yada düşen çeliği atarak kaleyi yani taşı vurursa oyun oyuncu değişikliği ile devam eder.

-GÖMMELİ ÇELİK : Ağır koşulları olan bu çelik oyunu daha yetişkinlerce oynanır.Kaybeden beline kadar kazılan toprağa gömülür.

7-DOMİS : Halk tarafından söylenmesi sevilmeyen ad ile anılan bu oyun atmışlı yıllarda oynanırdı.Daha sonraları unutulmuştur.Kuralları düz açık alanda 30 cm çapında küçük bir daire çizilir.Bunun ortasına çelik,büyük pil yada 20cm uzunluğunda değnek kalınlığında bir ağaç parçası ortaya dikilir.Oyun başlamadan yatacak oyuncu deynekten sırayla el tutarak son elin geldiği oyuncu pil yada ağaçtan olan cismi çizgi içine diker geri çekilir ve bu daireye en az 5 mt uzaklıkta 5-6 kişi daire şeklinde sırayla ellerinde deynekle bekleyen oyuncular sırayla deyneği fırlatarak ortaya dikilen cismi vurması ile başlar.Deyneklerin atılması ile devrilen domisi yatan oyuncu koşarak dikip deynekçinin yerine ondan evvel yetişmeye çalışması ile devam eder.Eğer domis ağacı çizgisi dışına çıkmadan devrilirse o deyneği atan yatar.

8-SAYA : Saya oyunu yirmibeş yıl öncesine kadar oynanan bir oyun olup,zamanla unutulmuştur.Bu oyun mevsim değişikliğine uyumlu yılda 1 kere kışın yarıya bölündüğü günde oynanır.Dedeler hesabına göre Zemherinin ortasında yani rumi takvime göre hesaplanır.Ocak ayının eski adı zemheri ayıdır.Bunun yarısı ocak ayının 28'ne denk gelir.Dedeler hesabı ve halk arasında Tevellüt diye anılan eski aylar: KARAKIŞ-ZEMHERİ-GÜCÜK olarak söylenir.Bu günde beş kadar yetişkin insanlar gurubunca birisi Gelin,birisi Eşekçi olarak başlanır.Gelin ceketini ters yüzden giyer yünden pala bıyık yapılır.Sırtına boynundan aşağı arkasına gelecek şekilde büyük davar çanları bağlanır bu şahıs gece akşam karanlığında gurup halinde sırasıyla köyün bütün evlerine varır.Kapıda yada salonda gelin bağırarak oynamaya başlar.Naralar atar oynar.Ev sahibi kadın daha önceden :Bulgur-Düğürcük-Yada Yağ hazırlar.Bunları oynayan ekibin eşekle yanında gezen şahsın elindeki helkeye;Yağı-Torbayada bulguru toplar.Gece yarısına kadar gurup köyü dolanır.Gurubun ardındada kalabalık izleyiciler bulunur.Toplanan hediyeler gurup tarafından paylaşılır.

9-ÇEVRENÇİÇEK : Havanın bulanık olduğu zamanlarda mahallenin çocuklarının basma dökülen yer üzerinde toplanarak ve ellerini semazen gibi açarak hepbirağızdan: Yag yag yagmur...Teknede çamur...Ver Allahım ver....Sulu sulu yagmur diye beraber söylenir.

10-ELKATMA : 5 taş ile yada 20 kadar taş ile oynanır.Beş taş ile oynanan oyunda :5 tane ortalam bir fındık büyüklüğünde 5 taşın toplanmasıyla genelde ilkokul çağındaki çocuklar tarafından oynanır.Başlaması beş taşı avucunun içine toplayarak kıvrak bir hareketle bunları havaya hafifçe atmasıyla ve bunu elini sırtı ile tutmasıyla başlar.Önce bir bir taşlar havaya atılan taşın düşmeden toplanmasıyla beş taşa kadar devam eder.Sonunda sol elin baş parmağı ile işaret parmağında kurulan köprüden bu taşlar tek tek ve bir birine değmeden geçirilir.Bitince toplanan taşlar ebe tarafından yere serpilir.Bir bir toplanırken yüksek sesle:''KANDAK-KUNDAK-AĞÇADIR-KARAÇADIR-TÜTEBİR'' diye tek elde düşürmeden toplanmasıyla biter.İkinci olarak 20 kadar taşla oynanan Elkatma oyunu ise : İki kişi tarafından oynanır.Düz bir yer elle süpürülür.Avuç içindeki taşlar birer mümkünse ikişer hatta üçer üçer havaya atılan taş düşmeden yerden toplanarak oynanır.Bu oyunun oynandığı zamanlarda büyüklerimiz tarafından kuraklığa neden olacak gerekçesiyle yağmur yağmaz oynamayın diye telkin edilirdi.Şimdi ie buda unutulmuştur.

11-İNGİL : Okul çocuklarınca oynanır.Bir kişi Rüku eder gibi eğilir.Bunun üzerinde sırasıyla oyuncular atlar,atlarken yüksek sesle bağırarak Yel yel..Kaba yel denir.Sonunda yatan üzerine mendile serilir bunu yere düşürmeden atlanır.Düşüren yatar,yatan atlamaya başlar...

12-TAŞSAKLAMA : Yine okul çağındaki çocukların oynadığı bir oyun olup avuç içine bir taş ters yöne dönerek yad arkaya eller atılarak elin birisinin içine saklanan taş; Öne uzatılan yumulu elin hangisinde olduğu sorulur.Bunu önce : Haap....Huuup...Altın top...Keçe....Küle...Yaa Şunda...Yaa bunda : diyerek tek tek elleri atlar.Aç bunda der bulursa o kişi taşı saklar.

13-SÜTLÜKEMİK : Yine bu oyun otuz yıl önceleri oynanırdı.Gece bir araya gelen on kadar orta yaş erkekler karanlıkta ; genellikle atların alt çenesi kemiğini gücü yettiği kadar açık alana fırlatmasıyla ve diğerlerinin bunu bulmaya çalışmasıyla oynanırdı...

14-SÖBE : Bir evin duvarı kale kabul edilir.Bir oyuncu yüzünü duvara dayar ve etrafını görmez bu esnada diğer oyuncular müsait görünmeyen bir yere kendisini gizler.Yatan oyuncu saklanma işi bitince yüzünü kaldırır ve yüksek sesle Sağım solum söbe ..Arkada kalan ebe...tekerlemesini seslenir .Gördüğü oyuncuyu ismen seni gördüm çık diye söbeler ve duruduğu duvara elini vurur.Oyuncu değişereke saklambaç amaçlı oyun devam eyler yakın zamana kadar bu oyun devam etmektedir.Fakat yaşatılan her canlı hatırada olduğu gibi bu oyununda unutulacağı muhtemeldir...

15-AŞŞIK : Bu oyun koyun ayaklarının diz kapağında bulunan eklem yerindeki bir kemikten adını almıştır.Kurbanda kesilen koyunların bacaklarından alınan Aşşık kemiği ip boyaklarıyla boyanır cilalanır ve iki erkek tarafından oynanır.Zar gibi avuç içinden atılan Aşşık yerde düştüğü şekilde ÖPPEN // KEL...denen yüzleri ile ütmeli bir oyundur.Üten taraf karşı oyuncunun Aşşığını alır bu oyuna istinaden atalarımız: Aşşığın Yok Yer Süpürüyorsa diye bir tekerleme ata sözü nü söylemişlerdir.

16-YÜZÜK : Bu oyun yetişkin insanlar tarafından oynanan erkeklerin genelde geceleri odalarda oynadığı yüzük saklama oyunudur.4-5 kişiyle oynanır.Oynayan şahıslar mendillerini çıkarır yoksa da Peşkir,havlu kullanılır.Bir tane yüzük sırasıyla meydandaki halkanın üzerindeki mendillere birer birer elinde yüzüğü ile bırakma hareketi yapar.Birine saklar ama bunu belli etmemeye çalışır..Bulmaya çalışan oyuncu evvela boş diye seslenerek boş saklanmamış mendilleri tek tek sallayarak toplar.En sonunda DESTEGÜL diyerek tahmin ettiği yüzüğünü bulunduğu mendili silkelr bulursa kazanır.Bulamazsa kaybeden bunun sonunda üten tarafa fıstık,akide şekeri gibi çerez yada tavuk kesilerek ziyafet hazırlanır.Genelde kış günlerinin uzzun gecelerinde odalarda oynanırdı...

 

* Köyümüzün kuruluşundan bu yana atalarımız tarafından her yaşta oynanan oyunları anlatmaya çalıştım.Birçoğumuzun bildiği,az bildiği veya hiç bilmediği bu geleneklerimizi en güzel bir kültür mirası olduğuna inanarak,gelecek nesillerce de anılacağını umut ediyorum...

FERİDUN TÜRKMEN @ ARALIK. 2008

 GIDIRIÇ

Daha çok kızlar arasında oynan ve " GIDIRIÇ " adı verilen oyunu kısaca aktarmak istiyorum.Siteye eklerseniz menmun olurum. GDIRIÇ " Bu oyun daha çok iki kişi arasında oynanır. Yere yani toprak zemine (5) adet Kare veya çember şeklinde birbirine eklenerek çizgi çizilir.Oyuna başlayan oyuncu küçük ve yassı bir taşı ilk halkaya atar ve tek ayağı ile vurarak o beş halkayı taş çizgilerin üzerine gelmeden tur atmak suretiyle tamamlar. Sonra 2. 3 .4 ve 5 halkalardan başlamak suretiyle oyunu tamamlar. Taşın çizgi üzerinde kalması veya iki halkanın birden geçilmesi durumunda oyuncu cezalı duruma düşer ve oyuna yeniden başlar.

GÖNDEREN: CİHAN ÜNSAL

DÖRT İNGİL (GÜVERCİN TAKLASI Bizim emsaller hatırlar, yayınlarsanız sevinirim) : Dörderli iki takım halinde oynanır. birtakım , dört kişi iki mendil alırlar, dördüde arka arkaya vererek alttan karşılıklı mendilleri tutarlar.Birbirlerine sıkıca bağlıdırlar . Diğer takım elemanları sırayla bunların sırtından düz takla atarak atlarlar . Taa ki bu düzen bozulana kadar devam eder. Takla atamadığı zaman ise diğer takım yatar , yatanlar bu sefer takla atmaya devam ederdi.. ..

Gönderen : Salih ERDOĞAN

KALECİK KASABASI WEB SİTESİNE KAYNAK SAĞLAYAN SAYIN FERİDUN TÜRKMEN'' E TEŞEKKÜR EDERİM

MEHMET KASIMOĞLU

Copyright 2008-2009 © kozaklikalecik.com Tüm Hakları Saklıdır


Yorumlar - Yorum Yaz